Hey gece
Bu sabahki yoklamada Gürkal yoktu.
Yukarı kaldırıp başımı
Sana bakınca ey gece,
Gürkal yürüyor gözlerimde.
Gözlerimi açsam da karanlık,
Seninle yüzleşince...
Ne güneşin ışığını çalmış ayın,
Ne bir çuval dolusu yıldızın
Kandıramaz beni artık.
Sen karanlıksın
Karanlık!
Başını uysal bir köpek gibi eğse de yalnızlık
Kara bir leke,
Sonsuz bir geçit,
Çelimsiz bir adam
Sensizliğe ibadet etmekte.
Mırıldandıkça adını,
İçimi yakan o iki hece...
Bana bak! Bana bak!
Hey, gece!
Kaydır tüm yıldızlarını,
Söndür ay ışığını.
Yasını tut acılarımın,
Vur kendini yerden yere.
Sana diyorum,sana!
Hey,gece!
O kadar karanlığım ki,
O kadar!
Kıskançlıktan damarların çatlar
Siyahımı gördükçe...
Al savur renklerini,
Çığlık çığlık.
Üfle iflah etmez efsunlarını üstüme.
Kaldır korkularının zifiri kazanlarını.
Ayaklan! Ayaklan!
Hey,gece!
Eğmem artık başımı öne.
Uslanmaz bir yalnızlıkta,
İçimde Gürkal yürümekte.
Kuzenim Gürkal Gençay'a